içinde

Zihin Döndürme: Stres, Depresyon ve Zeka

Stres ve depresyon, modern yaşamda bir noktada uğraşmanız gereken şeylerden ikisi. İlki, sosyal kaygı kadar zor bir şeyden, kendi ayakkabı bağcağınıza takılmak kadar sıradan bir şeye kadar gelebilen günlük bir şeydir. İkincisi, depresyon, klinik anlamda gelişmesi o kadar kolay değildir, ancak çoğu insan yaşamlarında depresyona tehlikeli bir şekilde yaklaşan bir noktayı deneyimleyecektir. Çoğunlukla, bu iki sorun kişinin fiziksel ve zihinsel sağlığına tehdit olarak kabul edilir. Bununla birlikte, son araştırmalar, bu iki durumun kişinin zekası üzerinde de kötü yan etkileri olduğunu göstermektedir.

Son bulgulara göre, insan beyninin daha sonra yaşamda nöron ve diğer kritik beyin hücrelerinin üretimini durdurduğu doğru değil. Aslında, beynin yukarıda belirtilen hücreleri ihtiyaç duyulduğunda yeniden oluşturduğunu ve bireyin ihtiyaçlarına uyacak şekilde daha fazlasını ürettiğini ima eden bazı şeyler var. Bu, insan beyin hücrelerinin belirli bir noktadan sonra yenilenmediği ve bunun yerine yavaş bir bozulma durumuna girmeye başladığı uzun süredir devam eden tıbbi doktrinin tam tersidir. Bununla birlikte, son çalışmaların da gösterdiği gibi, beynin daha ilkel bölgeleri, kayıp hücreleri yenileyebilir. Bunun bellek, tepki süresi ve kavrama dahil olmak üzere çok çeşitli zihinsel işlevler üzerinde müteakip etkileri vardır. Şimdi, bunun stres ve depresyonla ne alakası var?

Görünüşe göre çok fazla. Yukarıdaki iki koşul durumu, beynin daha ilkel kısımlarını “hayatta kalma moduna” soktu. Bu duruma girdikten sonra, beyin doğal olarak anlamsız veya gereksiz olarak görülebilecek her şeyi en aza indirmeye çalışır, bunun yerine tüm enerjileri temellere odaklanır. Bu, yalnızca bir bireyin yukarıda belirtilen sorunları yaşadığı dönemlerde beyin aktivitesindeki belirgin azalmayı açıklamakla kalmaz, aynı zamanda mevcut hücreleri öldürmeye de başlar. Temel olarak, beyin hücreleri aşırı stres ve depresyona maruz kaldıklarında yavaş yavaş ölüyorlar ve nöronları normalden daha hızlı bir oranda yakıyorlar. Bu, normalde zeki olan bazı insanların duygusal ve psikolojik baskı altına alındığında neden zihinsel olarak daha yavaş ve daha az usta göründüğünü açıklayabilir.

Bir başka sonuç da, yukarıda bahsedilen iki bozukluğun, beynin eski hücrelerin yerine yeni hücreler oluşturmasını gerçekten engelleyebileceği gerçeğidir. Beyni uyardığı bilinen kimyasallar olan trofik faktörler, bir kişi yukarıdaki koşullardan uzun süreler geçirdiğinde doğru şekilde üretilmez. Araştırmalar, trofik faktörlerin aslında beyne yeni hücreleri yenilemesini söylemekten sorumlu kimyasallar olduğunu gösteriyor. Kimyasallar kesilirse veya akış kesintiye uğrarsa, insan beyninin zamanla kendini onarma yeteneğinde hızlı bir düşüşe neden olabilir.

Bu bulgular hala tartışmalı ve tartışmalı olsa da, beynin fiziksel düzeyde nasıl çalıştığına ilginç bir bakış sağlıyor. Bir kişi yetişkinliğe ulaştığında beynin kendini tamir edemeyeceğine dair uzun süredir devam eden inanç sorgulanabilir. Bu bulgular hala daha fazla araştırmaya tabidir, ancak konsept tarafından açılan birkaç yol vardır. Örneğin, çeşitli zihinsel bozukluklarla savaşmak için kullanılan bir kimyasal olan serotoninin nöron yenilenmesi üzerinde bir etkisinin olup olmadığını bulmaya yönelik çalışmalar şu anda yapılmaktadır.

Ne düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GIPHY App Key not set. Please check settings

Zihin Gücü: Pozitif Düşünmenin İyileştirici Gücü

Yanlış Yönlendirilmiş Ebeveynler Kabakulak Salgınında Çocukları Risk Altına Aldı