Lisedeyken kesinlikle nefret ettiğiniz bir sınıfı hatırlıyor musunuz? Elbette, ilgi düzeyiniz ve odaklanma beceriniz gibi, sınıfa karşı hoşnutsuzluğunuzu etkileyen başka faktörler de vardı. Evet, hatırlıyorsun. Zil çalmadan öleceğini sandığın kadar acı verici derecede sıkıcı olan sınıftı bu. Acı verici bir şekilde uyanık kalmaya çalıştınız ve öğretmen derse devam ederken öğle yemeği hakkında bölünen bir baş ağrısı ya da hayal kuruyordunuz.
Uzmanlara göre aslında bu senaryo oldukça normal. Uzmanlar, insanların “pasif” şekilde iyi öğrenemediklerini belirlediler. Sadece bir dersi dinleyerek veya bir başkasını izleyerek öğrenmek, uzmanların görüşüne göre gerçekten işe yaramaz.
Bununla birlikte, üzerinde ders verilen etkinliği yaparak, uzmanlar bunun çok daha iyi ve daha etkili bir öğrenme yolu olduğunu keşfettiler. İzlemekten, dinlemekten veya okumaktan çok daha iyi olduğu kanıtlanmıştır.
Sınıftan kurtulmamızı değil, sınıf öğrenimini uygulamalı öğrenmeyle desteklediğimizi savunuyorlar. Bazen sınıfta öğrenme mevcut tek seçenektir, ancak şimdi öğrenmenin bir konu hakkında okuyarak, bir konuyu tartışarak, konu hakkında başkalarının konuşmasını dinleyerek, görsel-işitsel sunumları izleyerek, gerçek yaşam deneyimlerini inceleyerek veya görevi kendisi yaparak gerçekleştiğini anlıyoruz.
Farklı sunum yöntemleri, farklı tutma oranları ile sonuçlanır. Örneğin, yetişkinler olarak bir dersin ilk beş dakikasında odaklanmamızın yüzde 90’ını harcadığımız keşfedildi.
Okuma veya işitme yöntemlerinden sonra öğrenmenin bir sonraki en iyi yöntemi, bir şeyin yapıldığını görmektir. Ve son olarak en iyi yöntem yapmaktır.
Bazı eski okul öğretmenleri öğrencilere tamamen boşmuş gibi davranır ve onları dünyanın bilgisinin bir miktarıyla doldurmak onlara kalmıştır. Ancak bugün “etkileşimli” öğrenmenin giderek daha popüler hale geldiğini görüyoruz. Bu tür bir öğrenme, her öğrencinin masaya getirdiği deneyimleri tanır ve bu deneyimleri etkili bir öğrenmeye ulaşmak için kullanır.
Bireyin tercih ettiği öğrenme stilini etkilediğinden kişiliklerindeki farklılıkları hesaba katmalıyız. İki kişi aynı şeyi öğrenmez. Bir dahaki sefere iş yerinde bir toplantıya katıldığınızda, her şeyi içine çekmek yerine aktif bir katılımcı olmak için elinizden gelenin en iyisini yapın. Bir şeyler öğrenebileceğinizi ve bir başarı duygusuyla uzaklaşacağınızı göreceksiniz.
Öğrenmede aktif bir rol aldığınızda, zamanın çok daha hızlı geçeceğini ve görevlerinizi daha önce tamamlayabileceğinizi keşfedeceksiniz.


GIPHY App Key not set. Please check settings