içinde

Depresyon ve Kaygı

Depresyon ve anksiyete, insanların sahip olabileceği iki farklı duygusal tepki gibi görünmektedir. Genellikle bu iki bozukluğu birbiriyle ilişkilendirmeyiz. Ancak araştırmalar, depresyon ve anksiyetenin gerçekte bir arada var olduğunu, büyük ölçüde hastalarının zararına olduğunu göstermiştir.

Depresyonlu birini hayal ettiğinizde, onunla ilişkili tüm normal semptomları düşünürsünüz: Umutsuzluk, umutsuzluk, öfke, yorgunluk, toplumun bir parçası olma isteksizliği ve günlük yaşamdan bunalmış olma hissi. Depresif bir kişi kendi içine çekilir ve dış dünya ile tüm bağlarını koparmaya çalışır.

Öte yandan anksiyete saldırıları hiçbir sebep olmadan gerçekleşiyor gibi görünüyor. Çoğu insanın tamamen sakin olacağı durumlarda korku ve panik duyguları ortaya çıkar. Bu anksiyete saldırıları, hiçbir uyarı olmadan ve gerçekleşmeleri için açık bir neden olmaksızın aniden ortaya çıkar. Bir süre sonra bu saldırılardan muzdarip olan kişi, bir sonraki saldırının ne zaman olacağını merak ederek, saldırıların kendisinden korkmaya başlar. Çok geçmeden ve tedavi olmaksızın, hem anksiyete atakları hem de depresyon, iş sahibi olmalarına, ilişki kurmalarına ve hatta topluma girmelerine izin vermeyerek, hastaların yaşamlarını olumsuz yönde etkilemeye başlayabilir.

Bu iki hastalığa yakalananların çoğunun farkına varmadığı şey, birinin diğerine yol açabileceğidir. Depresyonda olmak, depresif kişiyi farklı duygulardan oluşan bir labirentten geçirerek zihin üzerinde ağır bir yük olabilir. Bu kendi başına kaygıya ve sonunda panik ataklara yol açabilir. Panik ataklar, kontrol kaybına işaret eder ve bu daha sık meydana geldiğinde, hasta, bir sonraki saldırının olup olmayacağını ve ne zaman olacağını bilmeme durumuyla depresyona girebilir.

Bu iki bozukluğun neden aynı anda ortaya çıktığı hala büyük ölçüde bilinmemektedir. Ancak birçok çalışma, majör depresyona genellikle bir anksiyete bozukluğunun eşlik ettiğini göstermektedir. Her ikisi de muhtemelen beyin kimyasındaki bir dengesizlikten kaynaklanıyor, ancak görünüşte karşıt iki bozukluğun aynı kişide neden bir arada var olabileceği tam olarak anlaşılamamıştır. Anksiyete bozukluğu hakkında anlaşılan, beyindeki savaş ya da kaç reaksiyonunun olması gerektiği gibi işlemediğidir. Görünüşte barışçıl durumlarda bile herhangi bir zamanda patlayabilir. Anksiyete bozukluğu olanlar her zaman kendilerini tehlikede hissederler.

Psikoloğun hemfikir olduğu bir şey de, depresyon ve anksiyete kombinasyonuna sahip olmanın, bunlardan birine sahip olmaktan çok daha fazla güçten düşürücü olduğudur. Her iki bozukluğa sahip hastaların depresyonlarını çözmeleri çok daha uzun bir süre alabilir ve bu da onları tedavi etmeyi çok daha zor hale getirir. Anksiyete ve depresyondan muzdarip insanların her ikisinin de çok daha yüksek intihar oranına sahip olduğu da gösterilmiştir.

Bu kulağa kötü gelse de, bu iki durumu tedavi etmek için seçenekler. Antidepresan ilaçlar hem depresyon hem de anksiyeteyi tedavi etmek için kullanılabilir. Bu ilaçlar davranışsal terapi ile birlikte kullanıldığında, anksiyetenin eşlik ettiği depresyon tedavisinde yüksek bir başarı oranı vardır.

Ne düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GIPHY App Key not set. Please check settings

Depresyon 411

Yahoo Arama Motoru Optimizasyonu